SU MANİFESTO'SU'

 23 Ağustos 2023…

Hem Hindistan hem de dünya için büyük bir adım olan “Ay’ın Güney Kutbu’na Yumuşak İniş” girişiminin başarı ile gerçekleştirildiği tarihtir. Bu tarihte, Hindistan Uzay Araştırma Ajansı (ISRO) tarafından yapılan canlı yanında, Hindistan’ın Andhra Pradesh eyaletindeki ana uzay üssünden 14 Temmuz 2023’te fırlatılan Chandrayaan-3 adlı insansız uzay aracının, Ay’ın Güney Kutbu civarında bir yere başarılı bir iniş gerçekleştirdiği tüm dünyaya duyuruldu [1]. Canlı yayını, kendisinin iyi bir takipçisi olduğumu düşündüğüm, iyi bir hikâye/bilim anlatıcısı olduğuna inandığım Barış Özcan’ın naklen yayını aracılığı ile takip ettim ben de, birçok bilim sever gibi.

Görsel 1. ISRO canlı yayını

Bilindiği üzere kısa bir süre önce Rus uzay aracı Luna-25, Ay’a iniş yaparken yüzeye çarpmış ve girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Ayrıca Hindistan da benzer bir hüsranı 2019 yılında yaşamıştı. Bu talihsizliklerin yaşanmış olması, Hindistan’ın başarısını daha değerli hale getirdi. Öyle ki bu başarı Hindistan’a ABD, Sovyetler Birliği ve Çin'den sonra Ay'a yumuşak iniş gerçekleştiren dördüncü; Ay üzerinde stratejik bir bölgeye (Güney Kutbu yakınları) iniş yapabilen birinci ülke olma özelliğini kazandırmış oldu [2]. Uzun uzun ülkelerin uzay yarışlarından ve bu yarışın tarihçesinden bahsetmeyeceğim. Çünkü bu yazının konusu başka… O konuları merak edenler için ise yüzlerce kaynak mevcut.

Peki bu yazının konusu ne?

Adından da anlaşılacağı gibi, su… Bu yazının konusu, su…

Uzay araştırmaları ile ilgili yayınlarda en heyecanlı keşif olarak yer alan; evren(ler)in dehlizlerinde bir başına olduğumuz gibi ürkütücü düşüncelerden sıyrılmamız adına Dünya dışı yaşamın varlığını müjdeleyen; Dünya dışında başka bir gezegen ya da gök cisminde yaşayabileceğimiz ümidini yeşerten;  uzay teknolojisi ile ilgili her bir gelişme ile varlığı kulağımıza çalındığında yüreğimizi hop oturtup hop kaldıran; yani aslında gezegenimizin yaklaşık ¾’ünü kaplayan hayati bileşik… Su…

Dünya dışı yaşamlarla ilgili adını en sık duyduğum(uz) gök cismi Mars’tır. Bu yaşamların varlığı ile ilgili kanıtların başında da su kaynaklarının varlığı geliyor [3, 4, 5].  Hindistan’ın büyük başarısının boyutları anlatılırken de en çok öne sürülen neden yine su oldu. Bu gelişme, zaten bildiğimiz ama “zaten bildiğimiz” her şey gibi öğrenmek istemediğimiz bir bilgiyi tekrar belleklerimizde hissetmemizi sağladı diyebiliriz: Su hayattır.

 

Gezegenimizin dörtte üçü sularla kaplı iken (hâlâ öyleyse tabi 😶) ve bunun sadece %1’i olan içme suyu kaynaklarımız gün geçtikçe ölüm çığlıkları atarken; Dünya’nın Nazar Boncuğu dediğimiz Meke Krater Gölü ve niceleri kurumuşken [6, 7]; Tuz Gölü allı turnalara mezar olurken [8]; kurumamayı başaran göller de ısınarak kendi balıklarını zehirlerken[9]; İsviçre, İsveç gibi ülkelerde eriyen buzullar “yorgan”lar ile kaplanırken [10] ve dünyanın her yerinden susuzluk haberleri gelirken… Gezegenimize en yakını 300-400 bin km arasında mesafede olan herhangi bir gök cismindeki [11] suyun varlığını duyunca neden bu kadar heyecanlanıyoruz? Ben bunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum.


 Görsel 2. Gamzem ve Dünya'nın Nazar Boncuğu Meke

Bu bağlamda, yine iyi bir bilim anlatıcı olduğunu düşünerek takip ettiğim Dr. Çağrı Mert Bakırcı, zaten benim gibi “kalın kafalılar” için neden heyecanlanmamız gerektiğini, konu ile ilgili yaptığı videosunda uzun uzun anlatmış [12]. Anlatmakla kalmamış, günlük hayatımızın birer parçası haline gelmiş onlarca teknolojik ürünün şükrünü uzay araştırmalarına eda etmemiz gerektiğini üstüne basa basa, altını çize çize söylemiş (Oradaki ürünlerin listesi fen bilimleri öğretmenlerinin epey işine yarayacak gibi görünüyor 😉 ). Ve ben kendisinin söylediği getirilerin kıymetini zaten anlıyorum. Su ya da yaşam belirtisi bulmanın heyecanına da katılıyorum. Bu yüzdendir ki yirmi yıldır beklediği hac kurasında adını gören “hacı emmi” adayı görünümlü Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin o datlış datlış bayrak sallamasını heyecan içinde izledim ve dahi ne söylediğini anlamadığım halde konuşmasını dinledim onca vakit ayırıp. Kendime de haksızlık etmeyeyim şimdi 😉 Gendimim sonuçta 😉

Görsel 3. Hindistan Başbakanı Narendra Modi

Sakarya Üniversitesi’nde Bilim Felsefesi dersleri aldığım çok kıymetli bir hocam var. İsminin burada geçmesini ister mi bilemediğimden ismini zikretmeyeceğim ama kendisinin bana ciddi katkıları olmuştur. Cehaletime ayna tuttuğu için minnettar olduklarımdandır. Onunla da tartıştığımız bir konuydu bu ve kendisi bana Çağrı Mert Bakırcı’nın videosunda yaptığı gibi açıklamalar yapardı. Bu yazımı görmesini dilediğim kıymetli hocama da söylerdim (ve beni anladığını ümit ediyorum) benim bu uzay yarışlarında anlamadığım şey şu: 

İster elimizin altında diyelim ister burnumuzun dibinde… Yanı başımızdaki güzellikler yanı başımızda dururken ve hatta bizim umursamazlığımızla kururken, neden ışığın bile yorularak gittiği yerlerdeki suyun varlığı ile çarpıyor yüreklerimiz? Kaldı ki bildiğim kadarıyla o suyu kullanılabilir forma getirmek için de “kırk dereden su getirmek” gerekiyormuş. Her an biri kuruyarak yok olurken, oralara su götürecek kırk tane dere bulabilmenizi ümit ediyorum 😊 (Buradaki su götürmek suyu alıp götürmek anlamında değildir 😊)

Yazılarımla ilgili olarak “Haare, biz Z kuşağıyız, bu kadar uzun yazıları okumayız.” diyen Gamzemin sesi geldi kulaklarıma (Görsel 2), bu nedenle daha fazla uzatmayacağım. Son bir şey anlatıp kapatacağım bu su mevzunu.

Çocuklarla birlikte Ereğli’de (Konya) gezilecek yerler listesi yapıp bir geziye çıktık bu yaz. Araştırmamızı sağlam kaynaklardan yapalım diye de Ereğli Belediyesi’nin sayfasındaki yerlerden oluşturduk listemizi. En çok da "Konya’nın Kuş Cenneti" adıyla duyurulan Akgöl Sazlıkları çekti dikkatimizi. Az gittik uz gittik, bizim oralarda dere tepe olmayınca biz hep düz gittik… Gittik… Gittik… “Hedefinize ulaştınız” denilen yerde göl falan göremedik. Evet bir tabela vardı. Bir de sulama projesi yazan başka bir tabela… Fakat göl yoktu ortada. Sürü sürü geldiği iddia edilen flamingolar da… En güncel haberlerde ıslah çalışmaları ile hayat bulduğundan bahsedilen [13, 14] göl kurumuş oysa. Göl aradığımızı sorduğumuzda köylülerin bakışlarındaki şaşkınlığı görmeliydiniz. (Üstelik 42 plaka arabayla 😔

Yaşadığımız hayal kırıklığının ağırlığını üzerimden kaldırmak için hepsi birbirinden  “Z” olan yeğenlerimin, okudukları fantastik kitapların da etkisiyle birbirinden korkunç hikâyeler uydurarak gezimize heyecanlandırma gayretleri ile döndük gün batımında. Gün batımında çok daha güzel olduğu yazılıp çizilmişti çünkü tüm kaynaklarda 😩 Eğer göl hâlâ var ve ben bulamamışsam tüm yazıklar bana… (En güncel videonun altına bir başkası da yazmış neyse ki gölü bulamadık diye 😞)

Görsel 4. Akgöl gün batımı fotoğrafımız 

Dr. Çağrı Mert Bakırcı, sözünü ettiğim videosunu “İnsanın yuvadan kalıcı olarak uçma vakti geldi gibi.” diye bitirdi. Ben de yazımı bir çocukluk anısı ile bitirmek istiyorum.

Biz çocukken çeşitli nedenlerle evimizin, odamızın, yatağımızın vb. pis kokmasına neden olduğumuzda büyüklerimiz burunlarını kapatarak gelir, içlerinde kalan son nefesle bize bağırarak “Immmmmm, vakvak yuvası gibi kokutmuşsun burayı” diye bizi aşağılarlar ve hemen bulunduğumuz alanı havalandırmamızı isterlerdi 😃 (Hasta dosyalarından yapılan dizilerin etkisiyle psikolog olduğunu düşündüğünden bu hatırayı hemen çocukluk travması haneme yazacak  potansiyele sahip  arkadaşlara da psikanalizlerinde başarılar diliyorum 😉 Çünkü bu “su”landırılmış bir anlatım şeklidir.)

Görüyorum ki gezegeni dolduran ve sayısı 8 milyarı aştığı sanılan [15] biz insanlar da “çeşitli nedenlerle” evimiz, odamız, yatağımız olan gezegenimiz Dünya'yı “vakvak yuvası” gibi kokutup buralardan kaçmaya niyetleniyoruz. İste benim anla(şıla)madığım nokta tam olarak bu.

 

Hikâyem sana komik geldi mi?

Seni güldürebildim mi?

Hemen ağzını yüzünü topla sevgili dostum.

Kulak ver sözüne “Ne gülüyorsun, anlattığım senin hikâyen.”  diyen Horatius’un.

 

Mutlu haftalar😊


(Adının önünde ardında hiçbir ünvanı bulunmayan Bi Haare ☺)

Kaynakça

1. https://tr.euronews.com/next/2023/08/23/hindistan-tarihi-uzay-adimi-chandrayaan-3-ayin-guney-kutbuna-indi

2. https://www.trthaber.com/haber/dunya/hindistanin-uzay-kesif-araci-aya-basariyla-indi-790447.html  

3. https://services.tubitak.gov.tr/edergi/yazi.pdf?dergiKodu=4&cilt=35&sayi=416&sayfa=8&yaziid=14140

4. https://services.tubitak.gov.tr/edergi/yazi.pdf?dergiKodu=4&cilt=37&sayi=496&sayfa=11&yaziid=17702  

5. https://services.tubitak.gov.tr/edergi/yazi.pdf?dergiKodu=4&cilt=37&sayi=436&sayfa=11&yaziid=15793

6. https://onedio.com/haber/bir-degerimizi-daha-kaybettik-dunyanin-nazar-boncugu-meke-golu-kurudu-1154354

7. https://ekolojibirligi.org/etiket/kuruyan-goller/

8. https://ekolojibirligi.org/tuz-golu-yabanci-basinda-tamamen-kurumanin-esiginde/

9.https://services.tubitak.gov.tr/edergi/yazi.pdf?dergiKodu=4&cilt=49&sayi=903&sayfa=4&yaziid=38550

10.https://services.tubitak.gov.tr/edergi/yazi.pdf?dergiKodu=4&cilt=40&sayi=572&sayfa=90&yaziid=24094

11. https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/ayin-dunyadan-uzaklastigi-dogru-mu

12. https://www.youtube.com/watch?v=k2bjA2qR2h0

13. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/akgol-sazligi-islah-projesiyle-hayat-buldu/2596100

14. https://www.youtube.com/watch?v=UKVY4nqppoU

15.https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/dunya-nufusu-8-milyari-asti#:~:text=1920'lerde%20yery%C3%BCz%C3%BCnde%202%20milyar,8%20milyar%C4%B1%20a%C5%9Ft%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20tahmin%20ediliyor.

Yorumlar